19-22 Aralık Kahramanlık Haftası Selamlandı!

Paris – 20/12/2025

Fransa’nın başkenti Paris’te, aralık ayı içinde yaşanan katliamlar protesto edilerek, 19-22 Aralık 2000 tarihinde hapishanelere dönük yapılan katliam operasyonuna karşı devrimci direnişle karşılık vererek, devrimci kahramanlık haftasını yaratanlar selamlandı.

Öncü Partizan tarafından organize edilen protesto eylemi, Paris’in 10. bölgesinde bulunan Strasbourg – Saint Denis Kemer önünde saat 17:00’de başladı. Eylemde sık sık “A bas le régime fasciste en Turquie”, “Devrimci tutsaklar onurumuzdur”, “İçerde dışarda hücreleri parçala” sloganları atıldı. Türkçe ve Fransızca olarak yapılan açıklamada Maraş, hapishaneler ve Roboski katliamlarının failinin faşist Türk hakim sınıflar devletinin olduğu dile getirildi.

Açıklamada şu vurgulara yer verildi: “Gerici sömürücü düzenlerin ortak pratiklerinden biri olan katliam uygulamalarına, ülkemiz hakim sınıfları da çok sık biçimde başvurmuşlardır. Ermeni soykırımından Kürt katliamlarına, Alevi kırımlarından gayri-müslim katliamlarına, işçi köylü ve emekçi katliamlarından devrimci ve komünistleri hedef alan katliamlara uzanan geniş çaplı bir yok etme suçuyla kabarık bir sicile sahiptirler. Aralık ayı içinde 3 büyük katliam aklımıza ilk gelenler arasındadır: 19-26 Aralık 1978 Maraş, 19-22 Aralık 2000 hapishaneler ve 28 Aralık 2011 Roboski katliamları. Tarihler ve mekanlar değişiklik göstersede, uygulayıcıları değişsede, asıl fail değişmemektedir: Sömürü ve talan düzeninin efendileri ve onların çıkar bekçiliğini yapan TC devleti.”

Açıklamanın devamında ise “ 19-22 Aralık 2000 tarihinde ise 20 hapishaneye eş zamanlı olarak düzenlenen ve adına “hayata dönüş” denilen askeri operasyon sonucu 30 devrimci tutsak ve operasyonlara katılan 2 asker devlet tarafından katledilmiştir. Yaşamını yitiren 2 askerin, devrimci tutsakların açtığı ateş sonucu öldüğünü iddia eden devlet yetkililerinin yalanını, devletin başka bir kurumu olan Adli Tıp Kurumu çürütmüştür. 10.000 asker ve polis, uzun namlulu silahlar, binlerce gaz, iş makinaları bu operasyonda kullanılarak, devrimci tutsakların direnişi kırılmak istenmiştir. Maraş katliamı döneminde olduğu gibi başbakan yine Bülent Ecevit’ti. IMF ile yapılan anlaşmadan bir kaç hafta sonra “Hapishaneler sorununu çözmeden geleceğe güvenle bakamayız” açıklamasını yaparak, yaşanan krizin faturasının işçi ve emekçilere kesileceğini işaret etmişti. Bu açıdan sınıfsal kurtuluş mücadelesine ayarlı devrimci ve komünistlerin, ilk etapta özellikle hapishanelerde geriletilmesi hakim sınıflar için gerekliydi. Hapishanelerde devletin otoritesinin oldukça minimum düzeye indirildiği, birçok öncü-önder kadronun bulunduğu ve manevi etkisi büyük olan bu alanın zaptı devletin işini oldukça kolaylaştıracaktı. Devlet bu katliamı televizyonlardan izleterek, tüm halka mesajını iletiyordu. Tüm dezavantajlı duruma rağmen devrimci ve komünist tutsaklar teslimiyeti değil, ölüm pahasına direnişi seçtiler. 19-22 Aralık Devrimci Kahramanlık Haftası’nı kanlarıyla, canlarıyla hep birlikte yarattılar. F-tipi saldırısı püskürtülememiş, 1996 zaferinin kazanımları kaybedilmiş olsa da, devrimci iradenin teslim alınamayacağına dair tarihe şanlı bir not kazınmıştır. Süreç sonunda 122 insanımızı kaybettik, yüzlercesi ise sakat kaldı.


Faşist diktatörlüğün hapishanelerdeki baskı ve zor uygulamaları bugünde hız kesmeden devam ediyor. Hasta tutsakların bırakılmaması, iletişim ve görüş yasakları, infaz yakma, işkence, şüpheli ölümler, tutsak yakınlarına fiziki ve psikolojik işkencelerin uygunlanması hapishanelerdeki sıradan işleyiş halini almıştır. Bugün “kuyu tipi” hapishaneler ile devrimci tutsaklar üzerindeki tecrit uygulaması derinleştirilmek istenmektedir.” denilerek devrimci kahramanlık haftası selamlandı.

Önceki İçerikEmekçi Kadının Gözünden Dünya, Ay ve Emek
Sonraki İçerikDevrimci Direnişin Mirası ve Sınıf Mücadelesinin Sürekliliği: 19-22 Aralık Kahramanlık Haftası Üzerine